Yoğun talep turizmde kampanyaları iptal ettirdi, fiyatlar arttı

0
2.681 views
©AA/

Yılın ilk üç ayındaki yabancı turist sayısında yüzde 25’lik artışın yaşandığı Antalya’da, taleplerin artması üzerine erken rezervasyon kampanyaları kaldırıldı, fiyatlar ise yaklaşık yüzde 10 arttı.

Dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olan Türk turizminin başkenti Antalya’da, sezonun canlı olduğu haziran, temmuz ve ağustos aylarında talebin fazla olması üzerine erken rezervasyon kampanyaları iptal edildi.

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Ülkay Atmaca, AA muhabirine yaptığı açıklamada, turizmde 2018 yılının, tüm zamanların en iyi yılı olduğunu ve bu yılın ilk 3 ay rakamlarının da son derece sevindirici olduğunu belirtti.

Türkiye genelinde yüzde 7,64, Antalya genelinde de yüzde 25’lik bir artış olduğunu ifade eden Atmaca, geçen ay nevruzda İran’daki devalüasyon ve İran hükümetinin yurt dışına çıkan vatandaşlarına vergi koyması nedeniyle bu ülkeden bekledikleri kadar turist gelmediğini ancak buna rağmen rakamlarda güzel bir artış yaşandığını kaydetti.

İranlı turistlerde yaza doğru artış beklediklerini dile getiren Atmaca, “Yaz tatili daha vazgeçilmez oluyor. Yaz döneminde İranlı turist sayısı daha da artacaktır.” dedi.

Almanlar ilk sırada

Bu yılın da en az geçen yıl kadar iyi olacağını söyleyen Atmaca, erken rezervasyonların bunu gösterdiğini bildirdi. İran’ın dışındaki tüm pazarlarda önemli ölçüde artış yaşandığını belirten Atmaca, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Nisan ayı başından itibaren kapalı olan oteller açılmaya başladı. Henüz tam doluluk yok ama sezonun geneline baktığımızda geçen seneye göre tesislerde yüzde 10’luk bir artış var. Özellikle yüksek sezon için çok ciddi talepler geldi. Haziran, temmuz, ağustos için birçok yerde erken rezervasyon kampanyalarını iptal ettik. Çünkü çok ciddi talep var. ‘Ölü sezon’ diye adlandırdığımız nisan, mayıs, eylül ve ekim aylarına yöneldik. Almanlar geri dönüyor, çok sevindirici. İlk üç ayda en fazla gelen turist konusunda Almanlar ilk sırada yer aldı. Daha önce Ruslar vardı. Polonya’da da ciddi bir artış var.”

Avrupa ülkelerinden geri dönüş yaşandığını aktaran Atmaca, Avrupa’nın özellikle ölü sezon dönemi için önemli olduğunu kaydetti.

“Pasaport sorunu çözülürse Rus pazarında patlama yaşanır”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya’ya yaptığı ziyareti anımsatarak, bu ülke ile vizesiz seyahat konusunda önemli adımlar beklediklerini ifade eden Atmaca, “Rusya ile hem vizeyi hem de pasaportsuz geliş gidişi çözebilirsek herhalde Rusya pazarı bir kaç kat daha artar. Türkiye turizmde çok farklı bir noktaya taşınır. Rusya’da çok fazla yurt dışına çıkmamış, pasaportu olmayan insan var, bu açıdan büyük bir patlama yaşanır.” diye konuştu.

Nitelikli turist tartışmalarına da değinen Atmaca, Türkiye’nin bugün her kesimden turisti ağırlayabilecek tesislere, ürün çeşidine sahip olduğunu belirtti. Ülkeye gelen turist sayısı arttıkça tesislerdeki fiyatların da yükseldiğine işaret eden Atmaca, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizde yıldızsız pansiyonumuz da var, odasını 15 milyon dolara satan otelimiz de var. Turist sayısında artış bu şekilde devam ederse 70 milyon turist hedefi hiç hayal değil. Geçen yıl gelen turist sayısı 40 milyondu, bu yılki hedeflenen 50 milyon. 50 milyon turistin de gelme ihtimali var, sayılar bunu gösteriyor. 50 milyar dolar konusunda çok emin değilim ama satış fiyatlarımız artıyor. İyi geçen iki sezon bizi daha da kuvvetlendirdi. Fiyatlarımızı yüzde 8-10 artırdık.”

Yaz sezonu için herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını, sektör temsilcileri olarak turizmi 12 aya yaymak için çalışma yaptıklarını anlatan Ülkay Atmaca, sezon süresi arttıkça istihdam sorununun azalacağını, tesislerdeki yıpranmanın önleneceğini, turistteki kalitenin de yükseleceğini bildirdi.

Özellikle Antalya’da turizmin 12 aya çıkması için gerekli ürün çeşidinin bulunduğunu söyleyen Atmaca, “Antalya’da her türlü talebe karşı tesisimiz var. Bir yıldızlı otel de var, golf, sağlık, spor turizmi imkanlarına sahip otellerimiz de var. Her türlü turizm türlerini barındıran bir yapıya sahibiz. Eğer bu yapıyı doğru kullanırsak Türkiye için bahsedilen hedeflere ulaşmamak mümkün değil.” değerlendirmesinde bulundu.